İçeriğe geç
  • Dolar 49,3698 ▲ %0,13
  • Euro 55,3078 ▲ %0,45
  • Sterlin 65,4596 ▲ %0,41
  • Gram Altın 6.605,59 ▼ %0,11
  • Çeyrek Altın 10.788,42 ▲ %0,03
  • Gümüş 94,23 ▼ %1,48
  • Bitcoin 4.121.726 ▲ %1,14
  • BIST 100 12.250,68 ▲ %0,82

Dünya

Filistin'e verilen destek küresel siyaseti dönüştürüyor

Gazze'de yaşanan yıkıma karşı dünya genelinde büyüyen dayanışma, ABD'de İsrail'e yönelik kamuoyu desteğini değiştirdi. Sokak gösterilerinden üniversitelere, sendikalardan seçimlere uzanan Filistin hareketi, ABD dış politikasına, siyonizme, emperyalizme ve soykırımı mümkün kılan kurumlara yönelik tartışmaları da derinleştirdi.

ABD destekli İsrail soykırımının Filistin halkına yönelik en vahşi ve benzeri görülmemiş biçiminin başlamasının üzerinden üç yıl geçti. Yüz binlerce insan öldürüldü ya da yaralandı; İsrail ile ABD'nin sergilediği vahşet, emperyalist savaş ve soykırım tarihine karanlık bir dönüm noktası olarak geçti. Soykırım farklı biçimlerde sürmeye devam ederken, Filistin halkının direnişi ve dünyanın dört bir yanında milyonlarca insanın gösterdiği dayanışma sonucunda dünya geri dönülmez biçimde değişti.

Filistin'i işyerlerimize, üniversitelerimize, sendikalarımıza, belediye meclislerimize, mahallelerimize ve sokaklarımıza taşıdık. Daha önce hiç örgütlenme deneyimi olmayan insanlar siyasal mücadelenin parçası haline gelirken, İsrail ve Filistin'e ilişkin egemen anlatıları sorgulamadan kabul etmeye koşullandırılmış milyonlarca kişi de bunları sorgulamaya başladı.

FİLİSTİN DAYANIŞMASI SOKAKLARA YAYILDI

Gazze'nin yıkımına duyulan öfke olarak başlayan süreç, birçok insan açısından ABD dış politikasına, siyonizme, emperyalizme ve soykırımı mümkün kılan siyasal kurumlara yönelik çok daha kapsamlı bir hesaplaşmaya dönüştü.

Filistin halkının sürdürdüğü sarsılmaz direnişe tanıklık etmek milyonlarca insanı sokaklara çıkardı. Bunlar arasında, 4 Kasım 2023'te Washington'da düzenlenen ve ABD tarihinin en büyük gösterilerinden biri olan yürüyüş de vardı. Yaklaşık yarım milyon kişi, soykırımın durdurulmasını ve Filistin'in özgürlüğünü talep etmek için başkent Washington'ın sokaklarını doldurdu. Bu hareket sayesinde Filistin artık görmezden gelinemez bir mesele haline geldi.

2001 ile 2025 yılları arasında yapılan bütün kamuoyu araştırmaları, ABD kamuoyunun İsrail'e açık destek verdiğini gösteriyordu. Son 25 yılın büyük bölümünde Gallup anketlerine göre İsrail'e destek sürekli olarak yüzde 60'ın üzerinde seyrederken, Filistin'e sempati duyduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 20'nin altında kaldı.

Bu tablo 2025'e kadar değişmedi. Ancak bu yıl ilk kez dengeler tersine döndü: Ankete katılanların yüzde 41'i Filistin'e sempati duyduğunu, yüzde 36'sı ise İsrail'e olumlu baktığını ifade etti. Yaş gruplarına göre bakıldığında değişim daha da çarpıcı hale geliyor. 29 yaş altındaki gençlerin yüzde 70'inden fazlası Filistin'i destekliyor.

ABD'NİN EN AZ DESTEKLENEN SAVAŞI

Filistin meselesinin, bu ülkede insanların en aşina olduğu siyaset alanı olan seçimlerde belirleyici bir başlık haline gelmesi de ABD kamuoyundaki bu kalıcı dönüşümün göstergesi niteliğinde. Zohran Mamdani gibi ilerici Demokratların elde ettiği seçim başarıları, Filistin hareketi olmadan mümkün olmazdı. Üstelik bu dinamik yalnızca New York'la sınırlı kalmadı. Ülke genelinde ara seçim öncesi seçimci yıllarda Filistin meselesinin seçmen davranışını belirleyen temel başlıklardan biri haline geldiğini göstermeyi sürdürüyor.

ABD öncülüğünde Donald Trump döneminde bölgesel savaşın genişletilmesi, hem ABD emperyalizminin jeostratejik konumlanışı hem de savaş makinesine yönelik iç kamuoyu desteği açısından tam anlamıyla stratejik bir başarısızlığa dönüştü. Bu savaş, bugüne kadarki ABD savaşları arasında kamuoyunda en az destek gören savaş niteliğini taşıyor. Yapılan kamuoyu yoklamalarına göre savaşın yürütüldüğü bu süreçte karşı çıkıyor. Bu tablo, ABD toplumunda yaşanan daha kapsamlı dönüşümün bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Filistin, dünyaya ABD emperyalizminin gerçek niteliğini ve karşı konulmadığı takdirde 21. yüzyıl için öngördüğü karanlık düzeni gösterdi. Ancak bu projeye karşı çıkılıyor. Filistin'in ilham verdiği siyasal bilinçteki köklü dönüşümün etkileri daha yeni hissedilmeye başlıyor.

ABD emperyalizmi bölgede ve dünyanın farklı yerlerinde gerilimi daha da tırmandırma tehdidini sürdürürken, anti-emperyalist siyaseti belirleyici bir toplumsal güç haline getirebilecek mücadeleci bir hareketi büyütmeyi sürdürmek bizim sorumluluğumuzdur.

Bu hareket, savaş ve kâr dürtüsünün yerine tüm insanların ve gezegenin ihtiyaçlarını karşılamayı koyacak yeni bir sistemi, yani sosyalist bir sistemi savunmaktadır.

Kaynak: Party for Socialism and Liberation liberationnews.org

Çeviren: Yusuf Tuna KOÇ

Kaynak: Birgun

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…