İçeriğe geç
  • Dolar 49,3681
  • Euro 55,2121
  • Sterlin 65,4596
  • Bitcoin 4.103.353 ▲ %1,01

Gündem

İzmir Barosu ve Kültürpark Platformu'ndan Basmane Çukuru tepkisi: Kamusal haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz

İzmir Barosu ve Kültürpark Platformu, Basmane Çukuru'nun geleceğine ilişkin yaptığı açıklamada kamusal kaynakların sermayeye aktarılmak istendiği belirtilerek; "Kamusal haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz" denildi.

İzmir Barosu ve Kültürpark Platformu'ndan Basmane Çukuru tepkisi: Kamusal haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz

İzmir Barosu ve Kültürpark Platformu, Basmane Çukuru'nun geleceğine ilişkin yaptığı açıklamada kamusal kaynakların sermayeye aktarılmak istendiği belirtilerek; "Kamusal haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz" denildi.

İzmir – İzmir Barosu ve Kültürpark Platformu, Basmane Çukuru'nun geleceğine ilişkin İzmir Barosu Av. Nevzat Erdemir Konferans Salonu'nda basın toplantısı düzenledi. "Basmane Çukuru alanı kamunundur, kamusal haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz" başlığıyla gerçekleştirilen toplantıda, alanın sermayeye devredilmesine yol açacağı belirtilen protokole tepki gösterildi. Toplantıda İzmir Barosu Başkanı Av. Sefa Yılmaz, TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu (İKK) adına Ulaş Kırım ve Kültürpark Platformu adına Cengiz Kaygısız konuştu.

"Kamusal kaynaklar sermayeye aktarılıyor"

Toplantıda ilk olarak konuşan İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, Basmane Çukuru üzerinden kamusal kaynakların sermayeye aktarılmak istendiğini belirterek, "Burada yalnızca bir arazi uyuşmazlığını konuşmak için değil; kamusal kaynakların 'çözüm' ve 'uzlaşı' maskesi altında sermayeye nasıl aktarıldığını, kurumların ve demokrasinin işlevsizleştirilerek bu rıza üretiminin nasıl inşa edildiğini ifşa etmek için toplanmış bulunuyoruz" dedi.

Basmane Çukuru arazisinin 90 yıldır İzmir halkına ait olduğunu ve 30 yıldır hukuki mücadelelere konu edildiğini hatırlatan Yılmaz, alanın tamamının kamu mülkiyetine geçmesine günler kala, kapalı kapılar ardında yürütülen protokollerle ranta kurban edilmek istendiğini söyledi.

2022 yılında İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından geriye dönük tapuların iptali için dava açıldığını hatırlatan Yılmaz, 21 Kasım'da görülecek karar duruşması öncesinde üç ayrı bilirkişi raporunun alanın tamamının belediyeye, dolayısıyla halka ait olduğunu oy birliğiyle ortaya koyduğunu belirtti. Buna karşın belediye yönetiminin kazanılması beklenen davadan feragat ederek alanın yüzde 70'ini sermayeye terk etmeyi "çözüm modeli" olarak sunduğunu ifade etti.

Sürecin "kamu yararı" söylemiyle meşrulaştırılmaya çalışıldığını belirten Yılmaz, "Sistem, usulsüzlükleri 'kamu yararı' adı altında meşrulaştırarak toplumsal rıza üretmeye çalışmaktadır. 'Yargı süreçleri öngörülemez' bahanesine sığınmak; kamu çıkarını savunmak değil, sermayenin dayatmalarına teslim olmaktır. Belediyenin kendi haklarından ve yargı kararından vazgeçmesi bir uzlaşı değil, kamusal sorumluluğun ve temsil görevinin reddidir" diye konuştu.

"Gizli protokolle ucu açık yetki verildi"

Meclis üyelerinden dahi saklandığını belirttiği protokolün içeriğinin belirsizliğine dikkat çeken Yılmaz, Belediye Başkanı'na verilen ucu açık yetkinin 5393 sayılı Belediye Kanunu'na ve 3194 sayılı İmar Kanunu'na aykırı olduğunu savundu. Belediye Meclisinin kendi iradesini ipotek altına alarak yetki gaspına ortak olduğunu söyleyen Yılmaz, kamu erkinin yetkilerinin özel protokollerle sermayeyle yapılan pazarlıkların konusu haline getirilemeyeceğini vurguladı.

Yürütmeyi durdurma taleplerinin reddedilmiş olmasının protokolün hukuka uygun olduğu anlamına gelmediğini belirten Yılmaz, esastan devam eden hukuk mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti.

İzmir Barosu olarak taleplerini sıralayan Yılmaz, "Basmane Çukuru kamu arazisidir, rant ya da sermaye alanına dönüştürülemez" dedi. Kazanılmak üzere olan davalardan feragat edilmesinin kamu zararı ve kent suçu olduğunu belirten Yılmaz, gizli protokollerin derhal iptal edilmesi ve belediye yönetiminin kamu yararını gözetmesi gerektiğini söyledi. Yılmaz, "Sermayenin ve onun idari organlarının kent üzerindeki tahakkümüne karşı halkın, doğanın ve kamunun haklarını sonuna kadar savunacağız" ifadelerini kullandı.

"Emek ve demokrasi güçleri mücadelesini sürdürecek"

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu adına konuşan Ulaş Kırım da Basmane Çukuru'nun yanı sıra kamusal alanları tahrif edecek çeşitli girişim ve projelere karşı mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi.

Mücadelede geri adım atmayacaklarını vurgulayan Kırım, "Biz hâlâ durduğumuz yerde durmaya devam ediyoruz. Bir adım bile geri atmıyoruz. Tarafını, şeklini ve hitap tarzını değiştirenler, iki buçuk sene sonra belki hiçbir şekilde hatırlanmayacak ve tarihin çöplüğüne gömülecekler. Ancak emek ve demokrasi güçleri, birlikte olmaktan aldığı güçle mücadelesine ve kentine sahip çıkmaya devam edecektir" dedi.

Kırım, Emek Demokrasi Güçleri ve bileşenleriyle birlikte sürece dahil olacaklarını belirterek, "Bugüne kadar yaptığımız gibi açılan davalarla, kamu yararını gözeten girişimlerle ve kentin korunması için yürüttüğümüz eylem ve çalışmalarla mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu.

"İzmir'in hafızası ve kültürü yok edilecek"

Kültürpark Platformu adına konuşan Cengiz Kaygısız ise Basmane Çukuru'na yapılması planlanan gökdelenin Kültürpark üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Alanın ikinci derece tescilli doğal ve tarihî sit alanı olduğunu hatırlatan Kaygısız, 84 metre yüksekliğinde bir gökdelenin Kültürpark'ı gölgede bırakma tehlikesi taşıdığını söyledi.

Kültürpark'ın İzmir için taşıdığı öneme işaret eden Kaygısız, "Basmane Çukuru, Kültürpark'ın hemen bitişiğinde. Oraya 84 metre yüksekliğinde bir gökdelen dikildiğinde Kültürpark'ın gökdelenin gölgesinde kalma tehlikesi var. Orası ikinci derece tescilli doğal ve tarihî sit alanı. İzmir için kıymeti ve önemi çok fazla" dedi.

Gökdelen projesinin kentin tarihsel ve kültürel dokusuna zarar vereceğini belirten Kaygısız, "Oraya gökdelen dikilmesi, İzmir'in hafızasının ve kültürünün yok edilmesi demektir. Geleceğimizin, çocuklarımızın geleceğinin çalınması demektir. Bu, İzmir'de büyük bir kent suçu demektir. Bizler bu kent suçuna karşı çıkıyoruz. Buna karşı çıkmak için yine birlikte olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

(Evrensel)

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

Kaynak: Evrensel

Paylaş
Sıradaki haber yükleniyor…