Müzeden çalınan tablolar duvarın arkasından çıktı. Değeri 9 milyon avro
Fransa'nın güneyindeki müzeden çalınan 9 milyon avroluk Renoir tabloları, briket bir duvarın arkasına gizlenmiş halde ele geçirildi.
Fransa'nın güneyindeki bir müzeden çalınan empresyonist usta Pierre-Auguste Renoir'a ait iki tablo, bir evin duvarının arkasına gizlenmiş halde ortaya çıkarıldı.
Savcılık, bugün yaptığı açıklamada ele geçirilen eserlerin hafif hasar gördüğünü bildirdi.
Hırsızlar geçtiğimiz ay Cagnes-sur-Mer kasabasındaki müzeye girerek Renoir imzalı iki eseri yanlarına alıp kaçmış, kaçış sırasında diğer iki tabloyu ise geride bırakmıştı.
Müzeden çalınmak istenen toplam dört eserin değerinin dokuz milyon avro (yaklaşık 496 milyon 600 bin Türk Lirası) düzeyinde olduğu tahmin ediliyordu. Yetkililer, cuma günü çalınan iki esere ulaşıldığını duyurdu.
Ele geçirilen eserlerin "Madame Colonna Romano'nun Portresi" adlı portre ile kuyu başında duran bir kadını tasvir eden "Kuyudaki Genç Kadın" isimli tablolar olduğu açıklandı.
Paris'te gazetecilere konuşan Marsilya Savcısı Nicolas Bessone, tabloların geçen perşembe günü güneydeki Clermont-l'Herault kasabasında yer alan bir eve düzenlenen aramada ele geçirildiğini belirtti.
BRİKET DUVARIN ARKASINDA GİZLEMİŞLERAFP ajansının aktardığına göre Savcı Bessone, çalınan eserlerin bulunmasının, geçen çarşamba günü biri kadın altı kişinin gözaltına alınmasını izleyen süreçte gerçekleştiğini ifade etti.
Tabloların saklanma koşullarına değinen Bessone, "Eserler sağlam briket bir duvarın arkasına gizlenmişti. Dışarıdan tespit edilmeleri tamamen imkansızdı" diye konuştu.
Bessone, yürütülen sorgulamalar sayesinde müfettişlerin, çalıntı malları teslim alan kişinin tabloları zilyetliğine geçirdiğini itiraf etmesini sağladıklarını aktardı.
Olayın baş şüphelisi olarak görülen 29 yaşındaki erkek zanlı, DNA delillerinin kendisini hırsızlıkla ilişkilendirmesinin ardından hafta sonu resmen suçlandı.
TABLOLAR RESTORASYONDAN GEÇECEKFransa Ulusal Adli Polis Müdürü Christian Sainte ile birlikte konuşan Savcı Bessone, iki eserin hasar izleri taşımasına karşın genel durumlarının "nispeten iyi" olduğunu dile getirdi.
Bessone, "Kuyudaki Genç Kadın" tablosunun çerçevesinde hafif hasar oluştuğunu, "Madame Colonna Romano'nun Portresi" eserinin tuvalinde ise yırtık tespit edildiğini kaydetti.
Savcı, portredeki yırtığın elbise bölümünde yer aldığını ve her iki eserin de restorasyon çalışmasına ihtiyaç duyacağını bildirdi.
Kültür Bakanı Catherine Pegard, bu sonucun alınmasını sağlayan tüm ekiplerin kararlılığını ve etkinliğini takdirle karşıladı. Kültür Bakanlığı da yayımladığı mesajda, ekiplerin gayretinin eserlerin rekor sürede geri alınmasını mümkün kıldığını duyurdu.
Fransız müzelerinde son dönemde art arda yaşanan soygunlar, Louvre Müzesi de dahil olmak üzere bazı kurumlardaki güvenlik açıklarını yeniden gündeme getirdi. Bu da suç çetelerinin müzeleri kolay hedef olarak görüp görmediği yönündeki soruları artırdı.
Geçen yıl Paris'teki Louvre Müzesi'nden güpegündüz gerçekleştirilen soygunda yaklaşık 100 milyon dolar değerindeki kraliyet mücevherleri çalınmıştı.
Louvre soygununa karıştığından şüphelenilen dört kişi gözaltına alınsa da yedi dakikalık baskında kapıp kaçtıkları mücevherlere henüz ulaşılamadı.
PIERRE-AUGUSTE RENOIR KİMDİR?İzlenimcilik (empresyonizm) akımının öncülerinden kabul edilen dünyaca ünlü Fransız ressam Pierre-Auguste Renoir, 25 Şubat 1841 ile 3 Aralık 1919 tarihleri arasındaki yaşamında dünya sanat tarihine yön veren isimler arasında yer aldı.
Fransa'nın Limoges kentinde 1841 yılında dünyaya gelen Renoir, çalışma hayatına ve sanata erken yaşta adım attı. Henüz 13 yaşındayken Paris'te bir porselen atölyesinde çırak olarak meslek hayatına başlayan Fransız ressam, bu atölyede porselenleri boyayarak çizim yeteneğini adım adım geliştirdi.
Renoir, 1862 yılında Paris'teki École des Beaux-Arts okuluna kabul edildi ve ressam Charles Gleyre'in atölyesinde kapsamlı sanat eğitimi aldı.
Fransız ressam, Charles Gleyre'in atölyesindeki eğitim sürecinde Claude Monet, Alfred Sisley ve Frédéric Bazille ile tanışarak güçlü bir dostluk kurdu.
Bir araya gelen bu sanatçı grubu, dünya sanatına yön veren İzlenimcilik akımının temelini attı.
Kariyerinin ilerleyen döneminde farklı arayışlara giren Renoir, 1881 yılında gerçekleştirdiği İtalya seyahatinde Raphael'in eserlerini yakından inceleme fırsatı yakaladı.
Usta ressam, İtalya gezisinin ardından İzlenimciliğin belirgin özelliği olan dağılan hatların yerine daha net çizgilere ve klasik formlara yönelerek üslubunda köklü bir değişime gitti.
Ömrünün son yıllarında şiddetli romatoid artrit hastalığıyla mücadele eden Renoir, ellerinin hareket kabiliyeti ciddi ölçüde kısıtlanmasına karşın sanat üretimini hiçbir zaman bırakmadı.
Yaşamını tekerlekli sandalyede sürdürürken fırçayı ellerine bağlatıp resim yapmaya devam eden usta ressam, 3 Aralık 1919'da Fransa'nın Cagnes-sur-Mer kentinde vefat etti.
Kaynak: Ntv